MOLLE SİSTEMİN TARİHÇESİ

    MOLLE SİSTEMİN TARİHÇESİ

    Ekipman taşıma ve bunu verimli bir şekilde yapma konsepti, Birinci Dünya Savaşı’nın ilk günlerinden itibaren büyük tartışmalara neden olmuştur. Askerlerin günlerce, hatta haftalarca sürekli ikmal alamadan sahada kalması gerektiği düşünüldüğünde bu durum oldukça anlaşılırdır. Görevde hayatta kalabilmek için yanlarında su ve yiyecek taşımak zorundaydılar; ayrıca, görevlerini yerine getirmeleri için en hayati ekipmanlarını da yanlarında bulundurmalıydılar.


    • 20. yüzyılın başlarında bu durum ciddi bir problem olsa da tarih boyunca da benzer sorunlar yaşandığını görüyoruz. Örneğin, M.Ö. 107 yılında bir Roma generali olan Gaius Marius, lojistik sistemin hantallığına yanıt olarak askerlerinin taşımaları gereken ekipmanları yeniden düzenlemiştir. Marius, askerlerine kendi yiyeceklerini, battaniyelerini ve yedek giysilerini taşımalarını emretmiş ve böylece ordusunun hareket kabiliyetini artırmayı başarmıştır.

    Günümüzde lojistik oldukça gelişmiş durumda, bu nedenle modern askerlerin daha az yük taşımasını bekleyebilirsiniz. Ancak, ironik bir şekilde, modern ekipmanların ağırlığı geçmişteki ekipmanlardan daha hafif demek mümkün değildir. Aslında, teçhizatların ağırlığı Roma lejyonlarından bu yana artış göstermiştir.

    Savaş yöntemleri geliştikçe ekipman gereksinimleri de değişmiştir. 20. yüzyılda askerler gaz maskeleri, haritalar, navigasyon cihazları, telsizler ve daha fazlasını taşımak zorunda kalmıştır. Taşınması gereken ekipmanlar arttıkça yükler hem daha ağır hem de daha hacimli hale gelmiştir. Bu durum, mantıklı, yüksek kapasiteli bir yük taşıma sistemi geliştirilmesi ihtiyacını doğurmuştur.

    Böyle bir sistemin geliştirilmesi için ciddi çalışmalar İkinci Dünya Savaşı sırasında başlamıştır. Bu çalışmaların temelini Amerikan ordusunun M-1945 savaş çantası, M-1923 fişeklik kemeri, M-1936 tabanca kemeri ve M-1937 BAR şarjör kemeri oluşturmuştur. Bu sistem, birçok açıdan ilk kapsamlı yük taşıma sistemi olarak kabul edilmektedir ve bazı parçalarının patentleri 1900’lerin başına kadar uzanmaktadır.

    1.2: ''ALICE'' Bağlantı Sistemi (All-Purpose Lightweight Individual Carrying Equipment)
    1.2: ''ALICE'' Bağlantı Sistemi (All-Purpose Lightweight Individual Carrying Equipment)

    Birinci Dünya Savaşı sonrası dönem, yük taşıma sistemlerinin yoğun bir şekilde geliştirileceği bir dönem olmalıydı. Ancak öyle olmadı, çünkü savaşın tarafı olan birçok ülke ekonomik çöküşten kurtulmakla meşguldü. Özellikle ABD, 1929-1940 yılları arasında Büyük Buhran’ı yaşarken bu tür projelere kaynak ayıramadı. Batı cephesindeki savaşların sona ermesinden itibaren yirmi yıl geçtikten sonra, Birinci Dünya Savaşı’ndan kalan ve artık modası geçmiş olan yük taşıma sistemlerini yeniden ele alma ihtiyacı ortaya çıktı.

    Bu zorlu geçmişin sonunda geliştirilen MOLLE (Modüler Hafif Yük Taşıma Ekipmanı) sistemi, günümüzde modern askerlerin taşıma yükünü düzenleyen en gelişmiş sistemlerden biri olarak öne çıkmaktadır.

    1.1: Molle Ölçüleri.
    1.1: Molle Ölçüleri.

    MOLLE, 21. yüzyılın başından itibaren dayanıklılığı ve kullanışlılığı sayesinde hem askeri hem de sivil alanda önemli bir yer edinmiştir. Günümüzde tüm gelişmiş kuvvetler tarafından aktif olarak kullanılmaktadır.

    Bu başarının temelinde, PALS sistemi yer alır. PALS, MOLLE’nin ekipman bağlantısını sağlayan yöntemdir ve sistemin işlevselliğini mümkün kılar. MOLLE, yük taşıma için tasarlanmış bir ekipman sistemi iken, PALS, bu ekipmanların yerleştirilmesini ve organize edilmesini sağlayan bağlantı teknolojisidir. MOLLE ve PALS birlikte, taşınabilirlik ve pratiklik açısından bir devrim yaratmıştır.